Page 8 - neden
P. 8

Nedeni SEN
                                               Nedeni SEN



























                                          Ruh–Beden Gerilimi

                                          Şiirin omurgası “ruh mu konuşuyor, beden mi?” sorusu üzerine kurulu.


                                          Ama şiir ilerledikçe cevap netleşiyor: İkisi de. Aynı anda.

                                          Ruh, bahaneyi hazırlıyor.

                                          Beden, söz hakkı istiyor.


                                          Bu ikilik şiiri sıradan bir aşk şiiri olmaktan çıkarıp arzunun felsefesine

                                          yaklaştırıyor.




                                           “Nedeni sen” Tekrarı


                                          Bu tekrar bir nakarat değil; bir itiraf biçimi.

                                          Her “Nedeni sen”:

                                          •      bir savunma,


                                          •      bir teslimiyet,

                                          •      bir mazeret.

                                          Şairler sorumluluğu karşı tarafa bırakıyor ama kaçmıyor;

                                          aksine isteğini meşrulaştırıyor.





                                          Zaman ve Mekân

                                          Geceler uzuyor, saatler itaat etmiyor, zaman anlamını yitiriyor.


                                          Bu klasik bir aşk motifi gibi görünse de burada başka bir şey var:

                                          Zaman değil, kontrol kayboluyor.

                                          Arzu başladığında saat işlemez çünkü beden takvim tutmaz.


                                          Bu da şiiri içgüdüsel bir yere taşıyor.




                                          Suskunluk Motifi


                                          Şiirde konuşmaktan çok susmak var:

                                          •      susan dudaklar

                                          •      konuşan bakışlar

                                          •      susarken konuşan kalp


                                          Bu, erotizmin en güçlü silahı: eksik bırakmak.

                                          Şairler açık etmiyor; okuru tamamlamaya zorluyor.





                                          Varlık–Yokluk Paradoksu

                                          “Varlığın yokluğa sığması” şiirin en olgun yerlerinden biri.

                                          Burada aşk, fiziksel bir birliktelik olmaktan çıkıp

                                          iz bırakan bir temas hâline geliyor.


                                          Gelmemiş, dokunmamış, yaşanmamış…

                                          Ama etkisi tam.

                                          Bu da şiiri erotik olduğu kadar melankolik yapıyor.





                                          Bu şiir:

                                          •      cinselliği anlatmıyor, uyandırıyor


                                          •      aşkı idealize etmiyor, bedende sınava sokuyor

                                          •      ahlakla kavga etmiyor, onu sessize alıyor

                                          En büyük gücü şu cümlede gizli:


                                          Bazı kadınlar dokunulmadan da iz bırakmayı bilir.

                                          Ve evet…

                                          BU ŞİİR İZ BIRAKIYOR.
   3   4   5   6   7   8